AnaSayfa / Siyaset yapmak, siyasetin arka bahçesi olmak!

Paylaş

Siyaset yapmak, siyasetin arka bahçesi olmak!

Referandum sonrasında siyaset yapma biçiminde Çanakkale ‘de önemli değişiklikleri gözlüyoruz.

Referandum sonuçları itibarıyla ciddi bir hüsran yaşayan AKP, siyasetini yaratmak istediği arka bahçeler üzerinden şekillendirmek peşinde.

Milletvekili Ayhan Gider’in Kent Konseyi ve ÇTSO’ya “siyaset yapın” telkininin karşılığını tamda bu hedef oluşturmaktadır.

Halkın oyları ile seçilmiş milletvekillerinin, belediye başkanlarının hapishanelere tıkılmasına, daha dün HDP Eş Genel Başkanı’nın  cezaevinde yazmış olduğu  şiirin yasaklanmasına sessiz kalan bir anlayışın ‘her alanda siyaset yapın’ telkinin altında sinsi planların olduğunu anlamak çok zor olmasa gerek!

Yine de biz, bu noktadaki gelişmeleri biraz irdeleyelim.

Bugüne kadar kent konseyinin kapısından adım atmayanlar, kent konseyindeki yönetim değişikliği sonrasında birden kent konseylerinin öneminden dem vurmaya başladılar.

Bununda ötesinde seçim sürecinde kent konseyini ele geçirmek perspektifi ile hareket edenler seçimi kazanınca bunu AKP’nin, CHP’li Çanakkale Belediyesine karşı kazandığı bir zafer olarak lanse etmeye başladılar.

Düne kadar Belediye Başkanı Ülgür Gökhan karşıtlığı üzerinden siyaseti dizayn etmeye çalışanlar dezenformasyon ve karalamalarla sürdürdükleri kirli siyasetin karşılığını Çanakkale halkından %72 oranında HAYIR cevabı ile alınca; yöntem değişikliği arayışı içerisine girdiler ve yaratacakları arka bahçe sınırları içinden bu hedeflerine ulaşmanın taktiğini hayata geçirmeye çalışıyorlar.

Arka bahçeleri haline getirmeye çalıştıkları kent konseyinin bugüne kadar biriktirdikleri, ne yapsalar da amaçlarına ulaşmalarına izin vermeyecektir.

Yaratmak istedikleri bu arka bahçeden onlara ekmek çıkmaz.

Diğer bir dikkat çeken gelişmede Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası’nın son açıklamasında anlamlanan Çanakkale Belediye Başkanını hedef alan girişimdir.

Düne kadar Milletvekili Bülent Turan’ın sürdürdüğü çarpıtma ve demagojik tutumun anlaşılıyor ki artık yeni aktörleri olacak,bu şekilde kirli  siyaset tahkim edilmeye çalışılacaktır.

“Siyaset yapın” talimatından vazife çıkaranlara bazı gerçekleri hatırlatmakta fayda var.

Siyaset bir sınıf tavrıdır, ÇTSO olarak siyaset yapmak istiyorsanız temsil ettiğiniz sermayenin çıkarlarına uygun davrandığınız sürece tutarlı olabilirsiniz.

Aksi durumda itibarsız, kendi gerçeklerinden kopuk bir değersizlikler manzumesi yaratırsınız ki, bunun karşılığı tam anlamıyla kaos olur.

Bu gerçeği daha iyi kavrayabilmek için, ÇTSO’nun sermaye sınıfını hangi düzeyde temsil ettiğini, sınıfsal konumunun tam anlamıyla karşılığının ne olduğunun değerlendirilmesi gerekir.

Ticaret sermayesi ağırlıklı yapısı ile ÇTSO, sınıfsal dayanağı itibarıyla bizim gibi az gelişmiş kapitalist ekonomilerin kendi gerçekleri temelinde emek sermaye çelişkisinin sermayeden yana tutarlı bir tarafı olamayacağı için, AKP’nin özellikle Belediye Başkanı Ülgur Gökhan ‘a karşı bu arka bahçeden açacağı cephenin de tutarlı bir tarafı olmayacaktır.

Bu kapsamda ÇTSO üyelerinin dikkatle ele almaları gerekli bir gerçeklik vardır.

Bir yarı kamu kuruluşu niteliğindeki örgütlerinin kendi çıkarlarının dışında kullanılmasına izin vermemeleri gerekir.

ÇTSO üyelerinin ağırlıklı bir çoğunluğu meslek örgütlerine sahip çıkmadığı için yönetime damgasını vuran irade ÇTSO üyelerinin çıkarlarının çok ötesindeki hedefler ile uğraşmaktadır.

Bunun en basit anlamıyla karşılığı; iktidara yaranma politikalarıdır.

Tüm ÇTSO üyelerinin bunu dikkatle değerlendirmeleri çok önemlidir.

Kendi iradelerine sahip çıkacak bir inisiyatifin yaratılması acil bir görev haline gelmiştir.

Şimdiler de bir adım daha atılmak istenmekte, yönetime damgasını vuran  büyük sermayenin çıkarları için AKP’nin arka bahçesi haline getirilmek istenmektedir.

Belediye Başkanı Ülgür Gökhan’a yapılan saldırılar bunun içindir.

Bakalım AKP, arka bahçe siyaseti stratejisi kapsamında daha kimlere el atacak, hangi yöntemlere başvuracak!

Paylaş

0 adet yorum

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız

Giriş