AnaSayfa / Pilav üzeri az kanunsuzluk çek !

Paylaş

Pilav üzeri az kanunsuzluk çek !

Açıkta içki içmek Antalya’da yasaklandı, tam kanunsuzluk hali bu olsa gerek!…

YSK’nın, kanun maddesinde net bir şekilde belirtilmesine rağmen, mühürsüz oy pusulaları ve zarflarıyla kullanılan oyları geçersiz saymamasının gerekçesini tam kanunsuzluk halinin gerçekleşmemesi olarak açıklaması sonrasında, Antalya’da alınan bu karar hukuk çevrelerine iyi geldi.

Tam kanunsuzluk, yarım kanunsuzluk, porsiyon kanunsuzluk derken anladık ki açıkta içki içmek tam kanunsuzlukmuş!

Durun bakalım daha neler göreceğiz?

Yandaş olmanın nelere kadir olduğunun örneklerine bugünlerde Çanakkale ‘de çok sık rastlamaktayız.

Düne kadar Kent Konseyinin kapısından adım atmayanlar şimdi birbiri ardına sıraya girdiler, neymiş ortak projeler geliştireceklermiş!

Bir de başka türlüleri var; onlarda şimdiye kadar aynı kayıtsızlık içerisinde iken, seçimler esnasında hiçbir sorumluluk almamışken  “siyaseten” öyle bir duyarlılık içerisine girdiler ki sormayın!

Hele bir de AKP Merkez İlçe Başkanının yaptığı açıklama var ki evlere şenlik; neymiş, Kent Konseyi seçimlerinde Çanakkalelilerin iradesi sandığa yansımış!

Peki sayın başkan, referandumda ortaya çıkan merkez ilçedeki %73 oranındaki hayır iradesini ne yapacağız?

10 yıldır bu kent konseyinin değeri anlaşılamamış anlaşılan, hey popülizm sen nelere kadirsin!

Gelelim gerçeklere;

Şimdi popülizm ve ucuz siyaset yapmaktan vazgeçilmelidir, temsili demokrasi üzerinden şekillendirilerek, bununla da yetinilmeyince tek adam diktatörlüğüne kadar götürülen, sonuçta demokrasi özgürlükler konusundaki bütün evrensel değerleri yok sayarak yaratılmak istenen diktatörlük üzerinden konuyu tartışma zamanıdır.

Sivil toplum kuruluşları temsilcileri düzeyinde yapılan bu seçimlerin (ne kadar sivil toplum oldukları da ayrıca tartışılmalıdır)Çanakkale halkının iradesini yansıttığını söylemek; demokrasilerin olmazsa olmaz koşulu olan doğrudan katılım ve herkesin kendini ifade edebileceği, farklılıklarıyla bir arada bulunabileceği alanlar ve mekanizmalar bağlamında hiçbir karşılığı yoktur.

Hal böyle olunca ortaya çıkan sonuçlarda buna uygun olacaktır, bundan dolayıdır ki; yeni seçilen başkan ilk ziyaretini ÇTSO başkanına yaparak aslında sistemsel olarak yani sınıfsal olarak da  nasıl konumlanacağının mesajını vermiştir.

ÇTSO yönetiminin bu ziyarette “kentin çıkarları için” ortaya koydukları projelerin engellenmesi noktasında bugüne kadar kent konseyini sorumlu gösterme algısıyla, dikensiz gül bahçesi yaratmak arzusu net bir şekilde ortaya çıkmıştır.

Yapılmak istenen yat limanına karşı kent konseyi iradesinin kuruluş yerinin yanlış olması şeklinde ortaya çıkmasından bile rahatsızlık duyanlar şimdi yeni yönetim ile istedikleri gibi at oynatacaklarını sanıyorlarsa fena halde yanılıyorlar.

Unutmayın ki halka rağmen hiçbir şey yapılmaz.

Kent konseyi başkanı seçilen kişinin kendi görev ve sorumluluklarını unutarak üst perdeden kent konseyi çalışma yöntemlerinden bihaber ‘ben yaparım’ tarzındaki açıklamaları var ki önümüzdeki günlerin çok şenlikli olacağına işaret etmekte.

Aslında tüm bu gelişmeler ülkemizde demokrasinin tesis edilmesi kapsamında, sınıfsal temel göz ardı edilmeden ele alınmalı, bu bağlamda önümüzdeki 1 Mayıs, demokrasi ve emek güçlerinin taleplerini görünür kılarak 1 Mayıs meydanları emekçilerin coşku ve kararlılığı ile süslenmelidir.

Hayır kampanyasında bir araya gelen tüm kesimler meşruiyeti kalmamış referanduma karşı, dayatılmak istenen tek adam rejiminin tahakkümünü boşa çıkarmak için 1 Mayıs’da yeni bir başlangıç yapmalıdırlar.

Böylesi bir dönemde, gerek referandum sonrası halkın tepkisi karşısında almış olduğu tutum, gerekse AKPM Turkiye’nin yeniden denetlenmesi sürecine alınması oylamasında AKP ile birlikte takındıkları tavır, gerekse siyasi erkin milliyetçilik ve şovenizm üzerinden sürdürdüğü savaş politikaları itibarıyla son olarak Irak ve Suriye’nin bombalanmasına üstelik gecikmiş olduğunu belirterek vermiş oldukları destek sonrasında CHP’nin    1Mayıs alanlarındaki rengini, halini, duruşunu gerçekten çok merak ediyorum.

Demokrasi, barış, özgürlük talep eden emekçilerin yüzlerine nasıl bakacaklar acaba?

 

Paylaş

0 adet yorum

Yorum yapmak için giriş yapmalısınız

Giriş